Günlerdir Cemile’nin Sabunları’nı hangi cümleler ile ifade edebilirim diye düşünüyorum. Bu gün galiba nereden başlayacağımı buldum. İnsan hayatının 2 tarih arasında başlayıp bitmediği geldi aklıma. Düşününce beni ben yapan unsurların binlerce yıldır bu dünyada var olduğu fikrine ulaştım. Hayatı tek başına bir ağaç gibi düşünürsek her birimiz onun dallarında yeşeren birer yaprak, çiçek ve meyveyiz. Benden öncekiler, yaşadıkları deneyimler, aldıkları kararlar, sevinçler, acılar hepsi top yekün benim varlığıma katkıda bulundu. Babam doğduğunda kim diyebilirdi ki hayatı İzmir de son bulacak. Annemle babamın bir araya gelişi bir mucize. Kimin ki değil ki Buradan nereye varmak istiyorum.

1969 yılında Nazilli’den İzmir’e taşınıncaya kadar bütün çocukluğum ağaçların tepesinde, doğada kırsalda geçti. Bu da insanın içinden kolay çıkan bir şey değil. Annemin bitkiler konusunda bilgisi her fırsatta paylaşması. Şehir yaşamında bile bunu sürdürmesi. Babamın yaşı ilerleyince İzmir de aldığımız ev apartmanın zemin katıydı. Babam rahat etsin diye. Bu yüzden apartmanın bahçesinin bizim tarafta olan kısmı annemin elinde küçük bir tarla olmuştu. Çekirdeksiz üzüm asmasından taze soğana, mevsim sebzelerine kadar. Benimde şehir maceram ancak 1969-1992 yılları arasında ancak, 1992 yılının mart ayında Bodrum’a gelip yerleşince kendimi yine kırsalın rahatlığı içinde buldum. Ruhum yeniden serpildi. İzmir de geçen gençliğimden çok memnunum, bu güne inanılmaz katkısı var ama Bodrum da tam bir çocukluk ve gençliğimin sentezini yaşıyorum. Elim doğada. ağaçtan iki erik kopararak güne başlamak, tavukları yemlemek aynı zamanda teknoloji ile yan yana olmak. Kentsel yaşamın içinde üreterek yaşayıp dönüşmek dönüştürmek.

Sabun üretimi de işte tam bu noktada hayatımın merkezinde yer alıyor. 1997 yılıydı galiba Feride ( Feride Gürsoy) ile tanıştığımızda artistik ve doğal olan her şeye karşı sonsuz bir merakı ve üretme heyecanını paylaştık. Sabunda bunlardan biriydi. Heykel, paper mashe, resim 2 cil işlerdi. Sonrasında hayat bizi oradan oraya savursa da ne sabun ne Feride benim hayatımdan hiç çıkmadı. Feride alanını değiştirdi ama bana açtığı kapılar için ona minnettarım.

Macera tabii burada bitmedi… Gümüşlük'teki mağaza hayatın bana hediyesi. Burada üretim yapıp paylaşmaktan çok büyük mutluluk duyuyorum. Web sitesi de bu paylaşımın bir ayağı. Mesafeleri aşmanın bir yolu…

Ürünlerim ile tanışmanız ve memnun kalmanız paradan daha değerli benim için…

Hepsi kullanıcılara şifa olsun…